Seni “Düşünüyorum” Suç mu?

Tarih: 14.06.2013 13:13 | Kategori: Genel | 265 gösterim

İnsanları diğer canlılardan ayrıran en önemli özellik düşünebilmesi. Normal, sağlıklı bir insanın düşünmüyor olması insalığın tanımı açısından da mümkün değil.

Kesin olan bir şey var, bir şeyin doğruluğundan şüphe etmek. Şüphe etmek düşünmektir, düşünmekse var olmaktır. Öyleyse var olduğum şüphesizdir. Düşünüyorum, o halde varım. – Descartes

Kişi, kendi içinden dilediğini düşünebilir. Zihnin içine girmek, ne düşündüğüne bakmak ve düşünmeyi engellemek şimdilik mümkün değil. Ancak düşünüleni ifade etmeyi engellemek mümkün!

Sordular: “Ne düşünüyorsun?”, “Hiç…”, “Neden Düşünmüyorsun?”, “Zindanlarda çürümemek için!”

Dünyada İfade Özgürlüğü

  • Amerika Birleşik Devletleri bir numaralı kanuna göre;Kongre herhangi bir dîni kurmak için, uygulamasını yasaklamak için, ifade ve basın özgürlüğünü ya da insanların barışçıl bir şekilde toplanmasını ve devlete acılarını anlatmasını kısıtlamak için kanun çıkartamaz.
  • Avrupa Birliği’nin temel kanunlarının 11’inci maddesine göre; Herkesin ifade özgürlüğü vardır. Bu hak; insanların fikirlere sahip olma ve bilgiyi halk otoritesi olmadan, sınırsızca alma ve verme hakkını tanır.
  • Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına göre; 25’ci madde; Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir. Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz.26’ıncı madde; Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar. Bu fıkra hükmü, radyo, televizyon, sinema veya benzeri yollarla yapılan yayımların izin sistemine bağlanmasına engel değildir.Bu hürriyetlerin kullanılması, milli güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği, Cumhuriyetin temel nitelikleri ve Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması, suçların önlenmesi, suçluların cezalandırılması, Devlet sırrı olarak usulünce belirtilmiş bilgilerin açıklanmaması, başkalarının şöhret veya haklarının, özel ve aile hayatlarının yahut kanunun öngördüğü meslek sırlarının korunması veya yargılama görevinin gereğine uygun olarak yerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir.Haber ve düşünceleri yayma araçlarının kullanılmasına ilişkin düzenleyici hükümler, bunların yayımını engellememek kaydıyla, düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin sınırlanması sayılmaz.30 Temmuz 2003 tarihinde yayımlanan 4953 sayılı kanunla; 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 159’uncu maddesine eklenen son fıkrası doğrultusunda; halen mevcut hükümet tarafından 301’inci maddenin önergesi oylanmış ve kabul edilmiştir. Türklüğü, Cumhuriyeti, Devletin kurum ve organlarını aşağılama başlığı altında incelenen bu madde şöyledir:

    Türklüğü, Cumhuriyeti veya Türkiye Büyük Millet Meclisini alenen aşağılayan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

    Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini, Devletin yargı organlarını, askerî veya emniyet teşkilatını alenen aşağılayan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

    Türklüğü aşağılamanın yabancı bir ülkede bir Türk vatandaşı tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte bir oranında artırılır.

    Eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz.

Bunlarda Var:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

« »

Scroll to top