İnternetin boğazına çöktüler!

Tarih: 10.07.2016 10:34 | Kategori: Ekometre, Internet | 65 gösterim

“EKOMETRE Yıl 15 Sayı 407 – Temmuz 2016″

ekometre-internete_coktuler

İnternet üzerinden haberin yayılımının, geleneksel medyadan hızlı olduğu, internet üzerinden yayılan haberin güvenirliğinin ise tartışılabileceği bir gerçek. Editöryal süzgeçten geçmeden, en önemlisi doğru yanlış tartmadan her tür bilgiye yeni ve büyük bilgi kaynağımızdan ulaşabiliyoruz.

Özellikle güvendiğimiz profillerden paylaşılan içerikleri yaymaya daha bir istekli oluyoruz. Çoğu zaman üzerine tıklayıp detayını bile öğrenmeden sadece içeriğin başlığına bakıp, basıyoruz “paylaşa”… İyi güzel de zamanın çok değerli olduğu günümüzde anlamsız, basit bir tespit. Vatandaştan gazeteci olmasını, gazeteci hassasiyeti göstermesini istiyor isek gazeteciler ne iş yapacak?

Sorun sende değil, senin güzel gözlerinde!
Asıl problem insanların habere özgürce ulaşamaması. Kimyagerlerin cam boruları tüpleri misali; ezilen, büzülen, süzülen, damıtılan gerçek haberden geriye kimseyi tatmin etmeyen bir minik parça kalıyor. İşin kötüsü tüpün altı fazla açılınca sisteme giren haber, buhar olup uçuyor. Haber işleme merkezlerine dönüşen ana akım medyaya güven kalmayınca da elde bir Don Kişot yerel basın bir de internetimiz kalıyor.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyinin (UNHRC) internet hakları konusundaki kararlarına bir yenisi daha eklendi. Türkiye’nin de imza attığı “İnternet erişiminin devlet eliyle kısıtlanması ve internet üzerinde ifade özgürlüğünün cezalandırılmasına” karşı önemli bir karar yayınladı. Kararda konsey; “Online insanların hakları ve özellikle ifade özgürlüğü korunmalıdır” dedi, Türkiye tamamdır, doğrudur dedi.

Türkiye imzayı engelleme ve cezalandırma üzerine attı ama kimse internetin boğazını sıkma demedi!

Yaşanan her geniş etkili sosyal olayda sosyal medya sitelerinde gezinmenin birden bire yavaşlaması, video izlemenin, paylaşmanın imkansız hale gelmesi, hatta durma noktasına gelmesi, tahmin edildiği gibi yoğunluktan değil, internetin boğazının sıkılmasından kaynaklanıyor.

Abonesi yüksek internet servis sağlayıcılar tarafından devlet eliyle yapılan uygulamada, sosyal medya siteleri yavaşlatılarak bilgi paylaşımı konusunda bir kontrol sağlanmaya çalışılıyor. Bu arada bu uygulama yeterli gelmiyor ki Bilgi Teknolojileri Kurumu’nun yeni aldığı karar ile bundan sonra kurum gerekli görür ise servis sağlayıcının yönetimine geçebilecek.

Tamamen kapatmak yerine “Boğaz Sıkma” yöntemi, mahkemeden ilgili siteler için karar alınmasına gerek bırakmıyor. Ortada karar olmayınca da hukuki olarak uluslararası sözleşmeleri ve anayasada yazılı özgürlükleri ihlal etmemiş oluyoruz! Yine ortada yazılı bir karar olmayınca da; itiraz, temyiz aşamaları, Anayasa Mahkemesi denetimi de atlanmış oluyor. Hadi yine bu işi de alnımızın akı ile çözdük.

Benzer erişim engelleme uygulamalarının Avrupa’da da uygulandığını görüyoruz. Yani Avrupa da bu konuda sabıkasız değil. Aradaki fark sadece bizdekinin bir kuralı olmaması ve el altından yapılması.

İletişim olanaklarının devlet eli ile düzenlenmesindeki ana amaç kamu düzeninin sağlanması. Ama insan da doğası gereği öğrenmeye kodlanmış, bilgiye aç durumda. Yanınızda gerçekleşen bir gündeme tam tepkisiz ve ilgisiz kalmak da eleştirilebilecek bir durum.

Sonuç olarak elimizde şu malzemeler var; bilgiye ihtiyaç, özgür medya, kamu düzeni. Helvayı yaparken neyin ne kadar koyulacağı, ortaya çıkan ürünün kalitesini ortaya koyacak.

Bunlarda Var:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

« »

Scroll to top