Bir alışveriş, bir fiş…

Tarih: 24.06.2016 16:21 | Kategori: Ekometre | 501 gösterim

“EKOMETRE Yıl 15 Sayı 406 – Haziran 2016″

Hayatımızdaki E’lerin sayısı artmaya devam ediyor. Yeni teknolojilere isim bulma derdi olmaması açısından bildiğimiz kavramın başına “E” koyduk mu anlıyoruz ki elektronik bir dönüşüm söz konusu. e-posta, e-ticaret, e-imza, e-fatura, e-arşiv, e-okul, e-belediye ve diğerleri…

ekometre_haziran_daghan_uzgur2016 yılı itibari ile e-fatura tüketici hayatına hızlı bir giriş yaptı. Bir çok yerde alışveriş sonrası faturalar kağıt olarak basılmıyor, e-posta adresinize gönderiliyor. Şimdilik elektronik fatura mükellefi olmasanız bile oluşturulan faturalar e-arşiv olarak düzenlenip, sanal ortamdan gönderilebiliyor. İşletmelerin finans departmanlarından fatura kesmek için yükselen, ciyak ciyak bağıran, nokta vuruşlu yazıcı sesleri artık yok. Yani çocuklara anlatacak bir hikayemiz daha oldu. “Bizim zamanımızda fiş, fatura diye bir şey vardı. Bir alışveriş, bir de fişti…” Daha eskiler zaten fiş toplanan zamanları hatırlıyordur. Özenle istiflenen fişler zarfların arkasına yazılır, vergi iadesi kovalanır… Şimdi düşününce ne büyük kırtasiye, ne büyük zaman kaybı!

İşin fatura, fiş kısmını çözdük. Peki ödeme alma ne durumda? Banka kartları ile elektronik bankacılık uzun yıllardır kullanılmaya devam ediyor. İşletmeler sanal-pos olarak adlandırılan kredi kartı tahsilat sistemleri ile çevrimiçi olarak tahsilat yapabiliyorlar, mobil pos cihazları ile kapıda ödeme alabiliyorlar.

Dünya genelinde kredi kartları sadece anlık ödeme olanağı tanırken, bizde alışverişe taksit olanağı sağlaması yönünden olmazsa olmaz bir araçtır. Ayrıca ülkemizdeki kart limitleri Avrupa ve Amerikalı’nın ancak rüyasında görebileceği limitlerdir. 2015 yılında kartlı alışverişlerin toplam tutarı 526 milyar TL’ye ulaşırken, BKM 3. dönem sonuç verilerine göre banka kartı sayısı (para kart, maaş kartları) 112.4 milyon adete yükselmiştir. Kredi kartı sayısı ise 58.2 milyon adete ulaşmıştır. Türkiye’de kredi kartının bu derece yoğun kullanılmasının nedeni ise teknolojik yönden gelişim değil, tek seferde alınamayacak mal/hizmetleri taksitle satın alma imkanı vermesidir.

Bunu söyleyince kimi zaman şaşıranlar oluyor: “Kredi kartına taksit, bir Türk icadıdır.”

Bu denli yoğun kullanılan bir araç olunca dönen rakamların muazzamlığı da dudak uçuklatıyor. İşin arka planında ise teknik yönden her kartın her yerde çalışabilmesi için kullanılan sistemler yatıyor. Kartlarınızın genellikle sağ alt köşesindeki logolar bu ortak çalışmayı sağlayan şirketleri işaret ediyor. Yaygın olan Visa, Master logosu ile her alışverişte bu firmaların standartlarını kullandığımızı ilan ediyoruz. Haliyle “bal tutan parmağını yalar” misali logolara banka kanalı ile komisyon ödüyoruz. Bu duruma alternatif üretmek isteyen “Bankalararası Kart Merkezi” Nisan ayında bizi TROY ile tanıştırdı. Bilinen logolarla aynı işi yapan TROY markası ile, önce tüm Türkiye içinde ortak bir sistemin kurulması hedeflendi. TROY logolu kartların dünyanın geri kalanında kabul görmesi ve bilinen logoların yanına girebilmesi zaman alacak bir konu.

BKM’nin TROY’u yanında BDDK’da elektronik ödeme sistemleri lisanslandırılması konusundaki çalışmalarını tamamladı ve şartları yerine getirenlere lisans dağıtımı yapmaya başladı. Mevcut hizmet verenlerden de lisans şartlarını yerine getirilmesi konusunda bilgilendirme yapıldı. BDDK’nın lisans dağıtımı sürecini başarı ile tamamlamış ödeme sistemleri hayatımıza girmeye hazırlanırken dünyanın en büyük elektronik ödeme sistemi olan Paypal’dan kötü bir haber geldi.

Paypal Türkiye’den çekildi!
Dünyada yaygın olarak kullanılan elektronik cüzdan olarak düşünülebilecek ve internet üzerinden çalışan online bir ödeme sistemi olan Paypal, kredi kartı kullanarak veya kullanmayarak, internet üzerinden alışveriş yapılmasını, istenilen kişiye sadece bir e-posta adresi aracılığıyla para gönderilmesini sağlayan bir sistem. Cüzdana, diğer üyeler tarafından gönderilen paralar hiçbir banka kullanmadan Paypal içinden global olarak kullanılabilirken, istendiğinde Paypal talep edilen bakiyeyi banka hesabınıza gönderebiliyordu. Gönderebiliyor-du diyorum çünkü global marka Paypal BBDK’nın Türkiye’de elektronik ödeme işlemleri için dağıttığı lisansı almayı tercih etmediği için Türkiye’ye hizmetini durdurdu.

Çekilme kararının arkasında teknik bir takım şartlar öne sürülse de genel olarak BDDK’nın yapılan finansal hareketleri izleme talebi bulunuyor. Uluslararası ödeme sistemi olan Paypal açısından bu hareketlerin Türkiye’de kurulacak bir sistem ile izlenebilir hale gelmesi tercih edilmedi. Yani şirket verilerini Türkiye ile paylaşmak istemedi veya Türkiye’de kişisel hareketlerin depolanmasını kabul etmedi. BDDK cephesindeki bu talep para gibi önemli bir konuda makul olarak görülebilecek bir talep. Yasal bir sıkıntıda dönüp bakılabilecek kaydın olmadığı bir şirkete lisans verilmesi düşünülemez.

Özellikle ABD merkezli şirketlerin son dönemde ticari zararları olsa bile verilerini ülkeleri dışına çıkartmak istememelerinin altında farklı bir strateji yatıyor. Facebook ve Microsoft’un Avrupa’ya veri merkezi kurmak yerine ortaklaşa ABD’den Avrupa’ya deniz altı fiber optik kablo çekmeye başlaması, whatsapp gibi anlık mesajlaşma programlarındaki yazışmaların baştan sona şifrelenmeye başlaması aynı stratejinin bir ürünü gibi görünüyor. Oluşturduğu bilişim markaları ile dünyayı saran ve büyük gelir elde eden ABD’li şirketlerin, iş farklı ülkelerdeki yerel otoritelerin hukuki taleplerine gelince ayak sürümesi ve canının istediği kadar bilgi paylaşmasının başka bir açıklaması yok!

İçinde bulunduğumuz “Bilgi ve teknoloji çağı” adına yakışanı işaret etmeye devam ediyor. Nesilden nesile aktarılabilecek gerçek zenginlik; bilgi, bilim ve teknoloji…

Bunlarda Var:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

« »

Scroll to top