Siyaseten… Siyasetçi…

Tarih: 21.03.2017 14:44 | Kategori: Ekometre | 113 gösterim

“EKOMETRE Yıl 16 Sayı 415 – Mart 2017”

Kimi dost meclislerinde bilim, bilişim, bilişimin ülke kalkınmasına olacak etkisinden bahsettiğimde söz dönüp dolaşıp “siyasete girmek” kısmına geliveriyor. Anlattıklarımızı beğenenler “sizleri pistlerde de görmek isteriz!” deyip gurur okşasa da siyasetçi olabilmek çok başka bir meziyet. Son iki hafta boyunca bunu tekrar ve tekrar, an ve an yaşadık.

Oyunbozan Hollanda

Avrupa’daki seçimler nedeniyle artan ırkçılık ve aşırı sağ akımın oylarını baskılamak için Avrupalı siyasetçiler AB görüşünden uzaklaşan beyanatlar veriyorlar. Bugüne kadar insanlığın yükselişi için ülkeleri birleştirenler duvar çekmekten, sınır dışı etmekten, dikenli tel çekmekten bahseder oldular. Ama işin özünde yine siyaset yattığından, siyasetin , politikacıları bu duruma sokması şaşırtmadı. Başlarken dedim, siyasetin siyaset olabilmesi için sağ/sol bir görüşü içinde barındırması gerekiyor. “Ne sağcıyım ne solcu, futbolcuyum, futbolcu!” yaklaşımı siyaset için geçerli bir düşünce tarzı değil. Eee peki… İnsanların kardeşliği? Seyahat, düşünce özgürlüğü? Bilginin paylaşımı? Üzgünüm yok öyle bir şey. Sonumuz kendi elimizden gelecek.

Bilişim sektöründe bilginin kolay ulaşımı, bu alanda iş geliştirenlerin ortak dili de makine dili, yazılım dili olduğundan dünyanın herhangi bir noktasındaki biri ile iş yapmak çok kolay. Ortada gidip gelen fiziki bir mal olmadığından olsa gerek ticari güveni sağlamak kolay oluyor. Milyon TL’lik iş anlaşması için bir saatlik görüntülü sohbet yetiyor.

Türkiye’de Hollanda merkezli 2564 firma faaliyet gösteriyor. Türkiye’den Hollanda’ya giden girişimci sayısı ise 23.000! Hollanda merkezli şirketlerin ülkemize kazandırdığı katma değer bir kenara, bizim girişimcilerin son dönemde Hollanda’yı da tercih ettiği rakamlarla ortada. 17 Milyon nüfuslu ülkeye bizden 23.000 girişimci gitmiş ki bu az bir rakam değil. Şimdi siyaseten alınan kararlar bu alanlara nasıl etki ediyor birde bu açıdan bakmak lazım. 2 hafta önce iş geliştirdiğin adamın yüzüne bugün bakamıyor olmak çok sıkıntılı. “

“Yapılanı sineye mi çekeydik?”

Demek istediğim zaten bu. Siyaset hamlesini yaparken sizin yüz yüze baktığınız insanları düşünmez, vurur geçer… 2 gün sonra seçim var, elin “Hollandalısı” bunu mu düşünecek? Tabii ki yapılanın cevabını vermek lazım. Zaten bir süre sonra her şey normalleşecek, hayat rutine girecek. Bizim Avrupa’nın internet verisini Türkiye’de saklama projesi de varsın ötelensin, siyasetten önemli değil sonuçta…


Patates üreticisi dertli
NASA 1 Aralık tarihine kadar 2033 yılına kadar Mars’a ayak basılması için gereken yol haritasını meclise sunacak. Bu ufak iş için 20 Milyar Dolarlık minik bir bütçede kendilerine verilmesi onaylandı. Bunun yanında orada atmosfer oluşturmak için de çeşitli teoriler konuşuluyor. Kimi bir nükleer bomba diyor, kimisi yüksek frekans radyo dalgaları ile bulutlandırma teorisini konuşuyor. Havadaki yoğun karbondioksit miktarını düşürüp, oksijeni arttırarak, buz halindeki toprak altındaki suyu çözdürdüklerinde Mars yaşanacak yer olacak.

Bu işleri yapma sürecinde ise havadaki karbondioksitten (CO2) istifade ederek, karbonunu ayırıp, oksijeni ile insanlar yaşatılacak. Bunun için öncelikle bir oksijen jeneratörü Mars’a gönderilecek ve havayı emerek sıvı oksijene çevirecek. Bu sıvı oksijen aynı zamanda da roket yakıtı olabilecek.

Can boğazdan gelir, Mars’a gidildiğinde yemek içmek konusundaki sıkıntı patates ile çözülebilir deniyor. Mars toprağı patates yetiştirilmesine elverişli gibi görünüyor. Ülkemizde patates üreticisi ilk 5 il sırasıyla; Niğde, Konya, İzmir, Afyonkarahisar, Kayseri. Niğde’ye Mars patatesi rakip olur mu bilmem ama şu 20 Milyarı bize verseler o 20 Milyar dolarla neler yapmayız?

Sanıyorum NASA’dan daha iyi değerlendiririz değil mi?

Bunlarda Var:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

« »

Scroll to top