Paralar, paralar açılmasın aralar…

Tarih: 23.06.2012 21:28 | Kategori: Genel | 207 gösterim

Tefecinin mottosu (düstur),  “Borç yiğidin kamçısıdır” sözündeki kamçının boyu; kredi kartları sayesinde kısalırken, şaklama sayısı taksit sayısı ile orantılı artıyor. İnsanların servet ve zenginlik algısındaki çeşitlilik, para ödüllü yarışma programlarında yarışmacıyı sorulan “Ödülü nerelerde kullanacaksınız?” sorusundan izleniyor. Zenginin malı züğürdün çenesini yorar mı bilinmez ama, paranın pul olduğu günümüzde, kimin neyi varmış bir ortaya dökelim…

Türkiye’nin bitmek bilmez dış borcu
Osmanlı hazinesinin dibi görünmeye başlayınca ortaya çıkan borç alma durumu 1854 yılına kadar mümkün olamamış. Borç istemenin onur kırıcı olduğu düşünüldüğünden ve borç istenen ülkelerin Osmanlı yanlısı görünmek istememesinden 1783’de Fas, 1788’de ise Cezayir ve Tunus Osmanlı’ya borç vermeyi kabul etmemişler.

Ancak sonunda zincirler kırılarak, ilk kayıtlı dış borç 1854 yılında Kırım Savaşı başlangıcında İngiltere’den 200.000 Sterlin olarak alınmış. Bir kez borç kapısı açılınca da 1854-1875 döneminde 15 sözleşme ile 127 Milyon lira daha borç alınarak, toplam borç 239 Milyon lira olmuş.

1876 yılına dek almış olduğu borçları ödemekte sıkıntıya düşen Osmanlı İmparatorluğu borç ve faizlerinin ödemesine, 1876 Nisan ayında son vermiştir.

1914 yılında savaş patlak verdiğinde Osmanlı Devleti’nin dış borcu kısa vadeli borçlar hariç 156,4 milyon Osmanlı Lirası’dır. (142 milyon sterlin).

Dış borçlar, Osmanlı Devleti çöktükten sonra, Osmanlı topraklarında kurulan devletler arasında paylaştırılmış ve en büyük borç yükü Türkiye’nin kucağına bırakılıvermiştir. 1925 yılında Osmanlı borçlarının %67’sinin Türkiye tarafından ödenmesi kararlaştırılmıştır. Türkiye’nin payına düşen 107,5 milyon altın Osmanlı Lirası tutarındaki borcun ödenmesi için Düyun-u Umumiye İdaresi ile 13 Haziran 1928 tarihinde Paris’te bir anlaşma imzalanmıştır.

Türkiye Düyun-u Umumiye’ye olan borcunun son taksitini, ilk dış borcun alınmasından tam bir yüzyıl sonra, 25 Mayıs 1954′ te ödemiştir.

Geçmişten gelen borçlarla birlikte yeni para ihtiyaçlarının da oluşmasıyla Türkiye Cumhuriyeti ilk dış borcunu 1930 yılında ABD’den 10 milyon dolar olarak almıştır.

Şu anda durum nasıl?
Hazine Müsteşarlığı, 31 Mayıs 2012 itibariyle” Merkezi Yönetim Toplam Brüt Borç İstatistikleri” geçici verilerini açıkladı. Türkiye’nin toplam brüt borcu; 520 milyar 763.7 milyon TL şeklinde. Merkezi yönetim brüt borç stoğu içinde 375.9 milyar TL düzeyinde gerçekleşen iç borç stoğu, toplam merkezi yönetim brüt borcunun yüzde 72.2’sini, 144.9 milyar TL düzeyinde gerçekleşen dış borç stoğu ise yüzde 27.8’ini oluştur

Dünyadaki zenginlik ne alemde?
Forbes’un yayınladığı ”En zengin 100 Türk” sıralamasına göre Türkiye’de en zengin kişi 3 milyar dolar serveti ile Fiba Holding yönetim kurulu üyesi Hüsnü Özyeğin, 2.9 milyar dolarla M. Emin Karamehmet ve 2.8 milyar dolarla Murat Ülker…

Dünyada ise Lübnan asıllı Meksikalı işadamı Carlos Slim‘in (Selim) 69 milyar dolarlık servetle birinci sıraya yükselirken, Microsoft’un kurucusu Bill Gates 61 milyar dolarla ikinci sırada yer aldı. Amerikalı işadamı Warren Buffet ise 44 milyar dolarla Gates’i takip etti. Öte yandan Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg, 17,5 milyar dolarlık servetle 35. olabildi.

Dünyanın en zengin kadını ise Avustralyalı madencilik devi HPPL Group’un sahibi Gina Rinehart olurken Gina Rinehart’ın toplam serveti 29.7 milyar dolar civarında.

Kimine göre para, pul…
Cumhuriyetin ilk dış borcu 10 milyon dolar, Türkiye’nin en zengininin serveti 3 milyar dolar, dünyanın en zengininin serveti 69 milyar dolar. Suudi Arabistan Kralı Abdullah’ın 28 yıl önce satın aldığı İstanbul Boğazı’na hakim Sevda Tepesi’nin akıbeti belli olması ile birlikte Türkiye’ye gönderdiği hibe yardım miktarı ise 10 milyar dolar!

Çevre Bakanı Bayraktar: “Adam 20 küsur yıl önce satın almış, yazıktır. İmarı da çok verilmedi. Arazisi 57 dönüm, imar bin 700 metrekareden iki kat, yani 3 bin 400 metrekareye verildi. Tek bir ağaç bile kesemez. 10 milyar dolar tutarında bir yardımı oldu. Kral ailesi Türkiye’ye yardımcı oluyor.”

Şu an bu yazıyı gerçek dünya milyarderlerinin okuma ihtimali az olduğuna göre, para ile satın aldıkları ile caka satanlar, hayatını paraya indeksleyip, parayla yatıp kalkanlara kötü bir haberim olacak…

Maalesef hayatınızın geri kalanında hiçbir zaman yukarıda adı geçen zenginlerin yanından bile geçemeyecek, yeteri kadar zengin olamayacaksınız. Zenginliği, banka hesaplarını şişiren cinsinden değil, insan, dost, arkadaş biriktiren cinsinden seçin.

Hayat değerleme biriminiz TL değil, insan olsun…

Bunlarda Var:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

« »

Scroll to top