Haydi Sektörü Büyütelim!

Tarih: 01.11.2013 22:16 | Kategori: Veri Merkezi | 420 gösterim

Bloğumda zaman zaman veri merkezi sektöründeki gelişmeleri ve sektörün gelişmesi için gerekenleri paylaşıyorum. Farklı yazılarda dile getirdiğim dikkat çekici noktaları bu sefer bir araya toplayarak bu konuda bir farkındalık yaratmaya çalışacağım.

Veri merkezi nedir?

Veri merkezi, daha çok konuyla ilgilenenlerin, daha doğrusu işi düşenlerin tanışıp, bildiği  ama aslında;  hayatımızda internetin öneminin artması ile birlikte artık tüm sistemin ana dişlisi haline gelmiş bir oluşumdur. Veri merkezleri içinde bulunan sunucularda şirketlere ait internet siteleri, e-posta adresleri, bir iki tıklamayla uygun fiyatla alışveriş  yağtığınız e-ticaret siteleri, paylaşım yaptığımız sosyal medya siteleri barındırılmaktadır. Yine boş vakitlerin internet başında değerlendirildiği saatlerde ziyaret edilen radyo, film, multimedya siteleri, fal oyun içerikleri kısacası internette “Enter” tuşuna bastığınız an karşınıza ne geliyorsa veri merkezi içinde barındırılmaktadır. Veri merkezi internet içeriğinin fiziksel olarak sunulduğu ve depolandığı evi konumundadır.

Veri merkezlerinin stratejik önemi.

10 yıl önce yurtdışı ile aramızdaki kısıtlı kapasitedeki fiberoptik kablolar hain gemilerin çapaları tarafından koparıldığında kullanıcılar internet erişiminin yavaşlamasından pek bir muzdarip olmuştu. Yaşanan bu kazanın etki alanı ise yavaş açılan web siteleriydi. Hayatın internete daha çok kayması ile birlikte artık konu yavaşlama değil verinin güvenliği oldu. Artık cüzdanımızın çalınması ile sosyal medya hesabımızın ele geçirilmesi bizim için aynı kefede…

Amerikan Ulusal Güvenlik Ajansı’nın , Yahoo ve Google şirketlerinin ana iletişim hatlarına gizlice girerek, buralardaki verileri kopyaladığını bildirmesi üzerine, kullanıcılar dinleme mağduru google gibi şirketlere ait internet servislerini kullanıp kullanmamayı bir kez daha gözden geçirmeye başladılar. Ancak bu noktada alternatif olarak görülen diğer şirketlerin yine başka bir ülkede barınıyor olması yağmurdan kaçarken doluya tutulma ihtimalini de güçlendirdi. İnsanların zamana yayılarak ürettiği verinin parayla ölçülemez değeri, bu verilerin yerel seviyede kalması gerekliliği bu haber ile bir kez daha gözler önüne serilmiş oldu. (Haberin Detayı)

Bir iki dokunuş.

Türkiye’deki çoğu alanda olduğu gibi veri merkezleri açısından da çok parlak bir iklim bulunmuyor. Döviz kurları, finansal kaynakların yetersizliği, iş hacminin yerel ve dar olması, regülatif düzenlemeler ve erişim maliyetlerindeki yüksek fiyatlama işin büyümesine engel. Sorunun çözümü için ise düşmanı tanımak, analizi iyi yapmak önemli. İşte benim önerilerim:

  1. Enerji Maliyetleri Düşürülmeli
    Ülkemizdeki enerji birim fiyatının, milli gelire oranının gelişmiş ülkelerin üzerinde olduğu bir gerçek. Ancak veri merkezleri açısından çözülmesi  gereken esas sorun  bilişim sektörünün bir sanayi olarak görülmemesi. Bu yüzden Sanayi Sicil belgesi alan işletmecilere uygulanan ve %27’ye varan enerji indirimi veri merkezleri için uygulanamamakta. Veri merkezlerinin ana giderlerinden olan enerjide indirim büyük önem arz ettiğinden bu sektöründe artık bir sanayi olarak görülmesi şart.
  2. İnternet Erişiminde Özel İletişim Vergisi
    Sonunda katma değerli bir hizmet ortaya koyan veri merkezleri internet erişimini satın alırken %5 öİV ödemek durumunda kalmaktadır. Ancak sonuçta elde edilen ürün,  internet erişim hizmeti olmadığından, satış sırasında %5 ÖİV müşteriden tahsil edilememektedir. Az gibi görülen bu %5 maliyet farkı Avrupa ile rekabette euro centlerin konuşulduğu bir ortamda maliyet farkı oluşturmaktadır.
  3. Hasılat Üzerinden Ödenen Vergi ve Yükümlülükler 
    Ülkenin ana internet servis sağlayıcısı konumunda olan Türk Telekom, veri merkezlerine özel avantajlı “veri merkezi erişim kampanyaları” yapmaktadır. Ancak avantajlı fiyatlardan erişim hizmeti almak isteyen veri merkezinin toptan tarifeden yararlanabilmesi için internet servis sağlayıcı olarak yetkilendirilmiş olması gerekmektedir. Asıl işi erişim satmak olmayan veri merkezi bu avantajlı tarifeden yararlanabilmek için BTK’dan yetkilendirme almak durumunda kalmaktadır. Aslında vermediği bir hizmetin gerekliliklerini yerine getiren veri merkezi şirketleri, internet erişim hizmeti satan şirketler için uygulanan yıllık hasılattan %0.35 BTK katkı payı ve yine toplam ciro üzerinden %1 oranında “Evrensel Hizmet Fonu” ödemek durumunda bırakılmaktadır. Bu noktada bir mevzuat düzenlemesi yapılarak veri merkezleri için özel bir sınıflandırma getirilmelidir. Aslında hem veri merkezi işletmecileri hem de erişim sağlayıcıları açısından ülkemizde internetin gelişmesini bu kadar istiyor iken neden toplam hasılattan ek vergi çıkartıldığı tekrar masaya yatırılmalıdır.
  4. Otosansür Baskısı ve İçerikle İlgili Regülatif Düzenlemeler.
    Şu an halen geçerli 5651 sayılı kanun hükümlerinde veri merkezi için bir kategorilendirme yapılmadığından veri merkezleri yer sağlayıcı olarak sınıflandırılmaktadır. Genellikle müstakil web sunucuları kiralamak sureti ile müşterilerine hizmet veren veri merkezlerinin, bu sunucular içindeki içeriklere müdahaleleri teknik olarak mümkün olmadığı gibi, müşteri sunucularına yetkisiz erişim ve müdahale yasal olarak suçtur. Ancak özellikle TİB ayağında veri merkezlerinde barındırılan uluslararası içerikler dahil olmak üzere müstehcenlik suçlaması ile savcılık kanalıyla suç duyurularında bulunulmaktadır. Uluslararası seviyede tüm dünyada yasak ve kabul edilmeyen olarak nitelendirilmiş içerik net olarak belirlenmiş durumda iken müstehcenlik gibi ucu açık, ülkeden ülkeye, toplumdan topluma değişen bir konu hakkında sürekli şikayetler yapılarak, yurtdışı müşterilere hizmet verilmesi engellenmekte ve firmaların bu tarz içerikleri barındırmadan, içeriği daha bilmeden reddetmesi talep edilmektedir. Yasa gereği sadece tanım olarak “yer sağlayıcı” olan veri merkezi, hukuk nezlinde suça yer sağlayan olarak tanımlanmaya gayret edilmektedir. Ülkemizde 1000-3000 aralığında sunucu barındıran veri merkezleri büyük veri merkezi olarak sınıflandırılırken, yurtdışında sadece bir veri merkezinde 20.000’e yakın internet sunucusu barındırılmaktadır. Bu açıdan bakıldığında yurtdışı veri merkezleri içinde de bulunması olası içeriklerden ötürü bu veri merkezleri ülkemizde yapılan şikayetlerde not düşüldüğü gibi “suçun odak noktası mıdır?” Özellikle uluslararası pazardan müşterilerinin ülkemizden hizmet alabilmesi, dünya internet devlerinin sadece reklam şirketlerini değil, içeriklerini ülkemizde barındırabilmesi için bu konuda anlayış/zihniyet değişimi gerekmektedir.

Görüldüğü gibi Türkiye’de veri merkezlerinin büyümesi, uluslararası kalitede hizmet vermesinin önünde basit düzenlemelerle aşılacak engeller bulunmaktadır. Ülkemiz; bölgede internet toplama noktası olmaya aday, bu alanda daha çok gelir ve kaliteli istihdamı arttırmak  isteyen bir oyuncu ise dünyadaki içeriğin özgürce barındırılabileceği bir iklimi oluşturmak zorundadır.

Gelecekte dünyanın jandarması; silahı güçlü, parası bol olan değil, veriyi ve bilgiyi iyi yönetenler olacaktır…

Bunlarda Var:

3 Yorum

  1. burhan dedi ki:

    hadi büyütelim

  2. Mert Atakan Cenikut dedi ki:

    Daghan Abi sen olmasan bu piyasa ölecek. Vallah bakıyorum r10’da falan abi senin kadar samimi içten kimseyi göremiyorum. Hem şirket olarak çok iyi yerdesiniz hemde kişilik.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

« »

Scroll to top