#Periscope Yukarı!

Tarih: 29.03.2015 14:11 | Kategori: Internet, Sosyal Medya | 501 gösterim

Sessizlik
Son blog yazımın yayın tarihine bakıp dehşete kapıldım. Blog yazanların sıklıkla başına gelen “sessizlik” virüsü bana da bulaşmış. Dile kolay tam 9 aydır yazı editörünün tozunu alan olmamış.

9 ay içinde elbette evdekilerden özenle korunan, kapısı hep kapalı, kilitli misafir odası gibi “yeni yazı ekle” butonunun önünden bir çok kez geçtim. Bazen “hadi” dedim, kapıyı araladım, odadaki mobilyanın kimsesizliğinin yükselen kesif cila kokusu genzimi yaktı. Odanın yalnızlığının soğuğu suratıma vurdu. Kapıyı kapattım. “Sonra” dedim…

Artık bir “Bahar Açılımı” yapma zamanıdır.

Periskop Yukarı!
Denizaltılı filmlerin değişmez repliği “Periskop yukarı!” aslında; işi gizlenmek olan denizaltı için hayati bir uygulamayı yöneten komuttur. Komutu veren, tembelliğinden bu işi başkasına yaptırıyor değildir elbet…
Bilakis daha periskop yukarı çıkmadan gözetleme başlar ve minimum sürede görüş tamamlanır. Şimdilerde halen yöntem böylemi işler bilemiyorum ama gözetleme için kafayı deve kuşu  gibi yükseltmek bu işin raconudur, bence aynı zamanda havalıdır.

Periskop, deniz ve kara savaşlarında, harekatı kolaylaştırmak maksadıyla kullanılan, emniyetli mesafelerden hedefe görünmeden incelemeye yarayan optik bir alettir.

Periskop, deniz ve kara savaşlarında, harekatı kolaylaştırmak maksadıyla kullanılan, emniyetli mesafelerden hedefe görünmeden incelemeye yarayan optik bir alettir.

II. Dünya Savaşı yıllarını anlatan filmlerde; “Bataryalar Zayıfladı” diyaloğu sonrası su üzerine çıkmak zorunda kalan denizaltılar başlarda bana pek bir anlamsız gelirdi ki sonradan denizaltıların “pille” çalıştığını öğrenince puzzle parçaları yerli yerine oturdu. Sonuç olarak denizin altında oksijen yoktu ve dizel motorlar ancak su üzerinde çalışabilirdi. Bu mürettebatın oksijen ihtiyacı içindi. Elektrik motorlarını besleyen bataryaların(pillerin) şarj olabilmesi için denizaltı ömrünün yarısından fazlasını su üzerinde geçirmek zorundaydı. Yani aynen günün yarısını şarj olarak geçiren kablosuz(!) akıllı telefonlarımız gibi…

#Periscope, Twitter ile yayında
Şubat 2014’de ortaya çıkan, Twitter tarafından 100 Milyon Dolar bedelle satın alınan mobil uygulama Periscope ile Dünya’nın her yerini görebileceğiniz bir periskop sahibi olduk. Periskopun yönünü ne tarafa çevirirseniz farklı bir kalp atışı, farklı bir soluk karşınızda… Daha önce değişik örnekleri yapılan anlık canlı yayın uygulamalarını, sosyal medya deneyimi ile harmanlayan Twitter ortaya farklı bir ürün çıkartmış oldu. Yine Twitter’ın vine uygulaması ile 6 saniyelik videolar hayatımıza girdi, fenomenler yarattı. Şimdi ise süresiz canlı yayın olanağı fenomen adaylarının emrine amade.

Periscope Canlı Yayın

Bilgisayar ekranımı yayınladığım 1 dakikalık test yayınımı toplam 4 kişi izlemiş.

Uygulama kullanımı tüm Twitter ürünleri gibi oldukça basit. Şuan sadece IOS(IPhone) ile ulaşılabilen uygulamayı Appstore üzerinden indirdikten sonra Twitter hesabınız var ise kolayca Twitter hesabınız ile giriş yapabiliyorsunuz. Twitter takip listenizdeki kişilerde uygulama kurulu ise bu kişileri, Periscope takip için size öneriyor. Takip ettiğiniz kişilerin yayın yaptığında bir uyarı alma olanağınız da bulunuyor. Giriş faslından sonra ana sayfada değişen canlı yayın başlıklarını görebiliyorsunuz. Kişiler yayınlarını tanımlayıcı bir başlık yazarak hemen yayın yapabiliyorlar. Aynı zamanda yayıncı lokasyonunun bildirilmesini de seçebiliyor. Seyiciler ise ilgisini çeken bir başlık görür ise yayını izlemeye başlıyor. Yapılan canlı yayına anlık yorum yazılabiliyor ve bu yorum yayını yapanın ekranında da aynı anda görülüyor. İşi bit/byte olan ben için işin altyapısını düşünmek büyük keyif verir iken, yayınların bir nevi reyting aracına bağlanmış olması olayı daha eğlenceli ve ilginç kılıyor. Facebook ile tanıştığımız “Like” kamçısı, Twitter’da “Fav” bu sefer ise “Hearts” olarak çıkıyor. İzleyiciler beğenilerini ekranı tıklayarak gösteriyorlar. Yayıncıya göndereceğiniz “Kalp” sayısında bir kısıtlama yok. Bu açıdan yayıncıya istediğinizi yaptırmak veya yayına devam etmesi yönünde motive için elinizi korkak alıştırmaya gerek yok. Nasıl olsa internetteki en bedava şey “Like”, tıklayın gitsin.

RTÜK yok mu? RTÜK?
i’mdi… Dünya üzerindeki her insana canlı yayın olanağı verilirse neler olur? Sabahtan akşama kedi köpeğinin yayınını yapar, salonundaki parkeleri sayarken yayın yapar, uyurken, film izlerken… Bu konuda sınır hayal gücü…

Justin Bieber periscope ekranında…

Gözlemlediğim kadarı ile insanların en çok merak ettiği şey ise diğer insanların buzdolapları. “Show your frigde/Buzdolabını Göster” motivasyonu yayınların olmazsa olmazı olmuş durumda. Aslında ilerleyen günlerde iş daha farklı mecralara kayabilir ama şimdilik kısıtlı sayıda ios kullanıcısı konudan haberdar olduğu için kötü kullanım oranı daha düşük. Sistemde bir de özel yayın (Private) özelliği yer alıyor olup, listenizden dilediğiniz kişilere özel bir yayın yapmanız da mümkün. Bu da farklı ticaretlere sahne olabilir!

İşin devlet tarafında regülatörleri daha fazla korkutacak olay ise; toplumsal olayların canlı yayınlanması ve sanal örgütlenme olacaktır. Evet daha önce de benzer yazılımlar vardı ama hiçbiri Twitter altyapısına sahip değildi. Bu açıdan binlerce kişi izlese dahi sorun olmayacak bir teknik yeterlilik ile sansürlenmesi zor bir yayıncılık karşımızda. Platform, mobil cihaz üzerinde çalıştığından bir web sitesi engeller gibi yayınların durdurulması pek olası değil. Bu noktada yapılacak tek şey toplumsal olaylarda bölgedeki internet erişimini tamamen kesmek veya router’a kedi kaçırmak olabilir.

– Yeni baş belası!
– Daha eskilerini “haklayamadık”, başımıza bir de bu çıktı!
– Bunun kapatma düğmesi nerede?
– Periscope Türkiye’ye ofis açsın!

Bunlarda Var:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

« »

Scroll to top