Yeni Çağın Ajanları

Tarih: 20.12.2016 15:20 | Kategori: Ekometre | 223 gösterim

“EKOMETRE Yıl 15 Sayı 411 – Kasım 2016”

28 Ağustos’ta Birlik, Beraberlik ve Kardeşlik Mitingi ‘nde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan “Türk milletine ihanetinizi anlatan örgütlere isim bulmaktan alfabede harf kalmadı” dedi. 4 Kasım’da Adalet Bakanı Bekir Bozdağ Türkiye’nin baş ettiği terör örgütlerini sayarken kendisinin bile zorlandığını ve alfabede harf kalmadığını tekrarladı. Evet, tespit olunduğu üzere düşman çeşitliliği açısından derdimiz büyük…

Osmanlının son yıllarında İngiliz ajanı Lawrence namıdiğer “Arabistanlı Lawrence” 1916’da İngiltere tarafından Arap faaliyetlerini rapor etmesi için çöle gönderildi. Rapor faaliyetleri ilerleyen zamanlarda Arapları Osmanlı’ya karşı başlatılan gerilla mücadelesine dönüştü. Arapları, Medine’deki Osmanlı muhafız birliklerini şehirden çıkarmamaları konusunda ikna etti. Araplar, şehre malzeme getiren Hicaz demiryoluna yaptıkları saldırılara ağırlık verebildiler. Şehri savunmakla meşgul olan Osmanlı askerlerini, diğer yandan da demiryolunu tamir etmek zorunda bırakmak suretiyle oyaladılar. Lawrence yaptıkları ile Arap dünyasında pek popüler oldu. Hatta yapmadığı işler Lawrence’a mal edilip sinema filminde hayatı konu oldu.

Gertrude Margaret Lowthian Bell namıdiğer “Çöl Kraliçesi” varlıklı bir ailenin kızı olarak nedense İngiltere’den kalktı Ortadoğu’da araştırma gezilerine başladı. Bu geziler daha sonra Mezopotamya bölgesindeki Arap kabileleri Türklere karşı kışkırtma faaliyetine dönüştü. 1919 yılındaki Paris Barış Konferansı’na delege olarak katılıp Irak devletinin sınırlarının belirlenmesi için çalıştı. Sonraları pek meşhur oldu, hayatı film oldu. Ama filmde ajanlık faaliyetlerinden pek bahsedilmedi!

Osmanlı sonrası Türkiye Cumhuriyeti’nin düşmanları hiç azalmadı. Gazi Mustafa Kemal’in tespitleri ve gösterdiği hedeften her sapışta başımıza olmadık işler geldi. Eğitimsiz halkı yönetmek kolaydı ama eğitimden, bilimden uzaklaşıp, halkın eğitim seviyesi düştükçe pıtrak gibi terör örgütü türedi. Toplumun tüm özeli kurcalandı. Üzerimizde her tür sosyal deney yapıldı. Ama işin özü, bu kadar çabuk aldanmaya sebep olan eğitimsizliğe neşter vurmayı siyasetçiler pek arzu etmedi. Çünkü düşünen toplum, sorgulamaya başlarsa siyaset iksirinin bileşen sayısı artacaktı.

Doğru Teknoloji Stratejisi, Savaştan Verimli
Motorlu taşıt pazarının lüks araç üreticisi Almanlar, ucuz segment araçlarda ise İtalyanlar ve Fransızlar pazarı domine ediyor. Motorlu araç piyasasının bu bilindik hali devam ederken, geçtiğimiz aylarda ABD Çevre Koruma Müdürlüğü (EPA) , VW’nin hileli yazılım kullanarak hatalı emisyon değerleri gösterdiği yönünde VW alehine bir dava açtı. Dava sonucunda VW hile yaptığını kabul etti ve ABD ile anlaştı. Hileli araçları alan Amerikalılar tazminat hakkı kazanırken, elektrikli araç teknolojisine yatırım yapılmak üzere büyük bir fon VW’den talep edildi. Bu süreç VW’e 20 Milyar Dolar’a maloldu. Dizel araçlar ile ilgili ülkeler, birer birer üretimin durdurulması konusunda kararlar almaya başladılar, dizel yakıta olan desteğin geri çekilmesi ve dizelin pahalanması gündeme geldi. Hatta fosil yakıtla çalışan araçların tamamen yasaklanması adına gelişmiş ülkeler takvimlerini ilan ettiler. Özetle 2 yıl içinde bilinen tüm dengeler altüst oldu. Ama şu işe bakın ki elektrikli çalışan ve kendi kendine giden otonom araç konusundaki en ileri teknoloji ABD elinde bulunuyor. Yıllardır milyarlarca doları uzay araştırmalarına gömen ABD bu çalışmaların meyvesi olan yan ürün teknolojiler konusunda çok farklı bir noktaya gelmesi sonrası düğmeye basıldı.

Diğer cephede ise mobil telefon üreticisi Apple, her yıl muazzam karlar açıklar iken Apple’ın nefesini ensesinde hissettiği Samsung ’un yeni telefonu patladı. Ama satışları patlamadı, kendi patladı! Yangına ve yaralanmalara sebep olan telefon piyasadan toplatıldı. ABD’den başlayan bu güvenlik uyarılarına Avrupa Havacılık Emniyet Ajansı ’da katılıp, telefonların uçaklara sokulmasını engelleyecek kararlar aldı. Sonuç olarak Samsung, ciddi bir prestij ve hisselerinde %10 değer kaybı yaşadı. Milyarlarca dolar kaybetti. Markanın peşini bırakmayan talihsizlikler ürettiği çamaşır makinelerine kadar sirayet etti ve yine ABD’den patlayan çamaşır makineleri haberleri dünyaya ulaştı.

VW’nin yıllar önce yaptığı hatanın, elektrikli araç alanındaki ABD’li alternatifi tam olarak hazır olduğunda ortaya çıkması veya Samsung’un dışarıdan bir şirkete ürettirdiği pillerin, Apple satışları düşmeye başlar iken patlaması ardı ardına gelen ilginç rastlantılar. İki dünya devi şirketin üzüntüsünün, ABD’li şirketlere sevince dönüşünü gözden kaçırmamak gerekiyor.

Görünen köy neticesinde önümüzdeki on yıl içinde silah ve petrol savaşlarının eski hızında devam etmeyeceği aşikar. Gelişen dünyada, başka diyarlara ajan gönderip ülkeleri birbirine kırdıranlar için de hayat eskisi kadar kolay olmayacak. Ekonomik savaşta kiminin pili patlayacak, kiminin arabası yolda kalacak. Yani özetle şimdiden parayı teknolojiye yatırıp, Mars’da et mi var but mu var bir bakmakta yarar var.

Bunlarda Var:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

« »

Scroll to top